V3: VMenu-2/ML/BL

Seki'nin Mor Menevşeleri

Anasayfa » Kora Yayınları » Seki'nin Mor Menevşeleri
share on facebook  tweet  share on google  print  

Seki'nin Mor Menevşeleri

"Kora Yayınları" için, toplam 1 sonuç arasından 1 - 1 arası sonuçlar
Sekinin

ESİN TÜRKMEN

Seki’nin Mor Menevşeleri

 

Yayınevi: Kora Yayın

Kitap Adı: Seki’nin Mor Menevşeleri

Yazar Adı: Esin Türkmen

Yayın Yönetmeni: İsmet Arslan

Sayfa Sayısı: 160

Baskı Yılı: Ağustos 2015

Baskı Sayısı: 1. Baskı ISBN 978 - 605 – 5601 – 51– 5

Barkod No: 9786055601515

Boyut: 13.5 x 19.5 cm.

Kapak Cinsi: Bristol karton

Türü: Anlatı    

Seki'nin evleri üçer beşer dönüm bahçeler içindedir. Bahçelerin kenarları 60 cm eninde yeşil anglarla çevrilidir. Bahçenin kenarları hiç sürülmez. Bu anglara elma, ceviz, ayva, iğde, armut, erik ağaçları dikilirdi. Bahçelerin ortası sürülür, buralara sebzeler (fasülye, darı, domates, pırasa, havuç, yerelması, lahana) dikilirdi. Bahçelerin anglarında kendiliğinden mor menevşeler çıkardı. Mor menevşeler nedense ayva ağaçlarının diplerini çok seviyorlardı. Seki'nin bahçeleri kaynak suları ile sulanır, Menevşelerin tohumları bu sularla gelip ayva diplerine yerleşirlerdi. Eskiden Toros Dağları'ndan gelen derelerin kenarları mor menevşelerle dolu oluyordu. Çocukluğumuzda başkalarının bahçelerine menevşe "çalmaya" giderdik. Hayatımda en çok "çaldığım" şey menevşedir. Bu zamanda Seki'nin bahçelerinde ne mor menevşe kaldı ne de yerli meyve ağaçları kaldı. Bu yüzden Seki ile özdeşleştirdiğim mor menevşenin kitabımda yaşamasını istedim.   Esin Türkmen  

***  

Kitabın adıyla başlayan, içeriğiyle süren bir zamanda yolculuğa çıktım. Öncelikle adı etkiledi beni. Menevşe, Karacaoğlan gibi nice halk ozanına konu olmuş, türküler yakılmış bir çiçektir. Biraz özlemi, yitip gitmişliği, geçmişi çağrıştırdığından içinden hüzün geçer. Brezilyalı büyük yazar Jorge Amado “insanın anayurdu çocukluğudur” der. Bu çok anlamlı, derin ifade beni hep etkilemiştir. İnsan yaşı ilerledikçe daha çok geçmişine dönüyor, sığınıyor, hatta sarılıyor sanki. Yetmişe dayayınca yaşam merdivenini daha fazla çıkmak istemiyor! Esin, Köy Enstitüsü çıkışlı öğretmenlerin yetiştirdiği, bizim kuşağın çalışkan, kültürlü, birikimli öğrencilerindendir. Öğrenciyken, öğretmenken, emekliyken de sorgulayan, okuyan gerçek bir cumhuriyet kadını ve aydınıdır. Çocukken Seki bana, sırtını dağlara vermiş, ayaklarını sonsuz ovaya uzatmış bir canlı gibi gelirdi. On kilometre derinliği ve genişliğiyle sığır otlattığımız yemyeşil ova, çocukluğun verdiği mekan kavramı farklılığıyla öyle düşünmeme yol açıyordu sanırım. İşte Esin öğretmenin anlattığı insanlar böyle bir coğrafyanın ürünü. Benim de bildiğim tanıdığım en yakın akrabalarımdan konu komşuya dek birçok insan var. Birbirleriyle ilişkilerini, çelişkilerini, esprilerini kendilerine özgü yerel ağızla, otantik yapılarıyla çok güzel aktarmış. Büyük usta Yaşar Kemal’in Yusufçuk Yusuf romanının girişinde söylediği “O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler” tanımına uygun bu insanları, yazıya geçirerek yitip gitmelerini önlemiş. Mehmet Atay

Kaynak : Berfin Basın Yayın
Tür : Yaşam Tarih : 17.09.2015
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]